Ankara’da Ulaşıma Yapılan Zamma Yurttaşlardan Tepki: “Her Durakta Makineden ‘Yetersiz Bakiye’ Sesi Duyuyoruz”

Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

Ankara’da vatandaşlar ve öğrenciler ulaşım ücretlerine yapılan zamlardan yakındı. 24 yaşındaki yüksek lisans öğrencisi, “Kartımı bastım, okumadı. İçeri girdim, kredi kartımdan yükleme yapmak zorunda kaldım. Şu an bir günümüz 25 lira. Korkunç bir rakam öğrenci için. Makineden ‘yetersiz bakiye’ sesi duyuyoruz her durakta. Hayatımızdaki birçok şey ekonomik olarak bizi zorluyor en azından ulaşımın bu şekilde olmaması gerekir diye düşünüyorum” dedi. Emekli Nurşen Özarmağan da “Ben de diyorum ki sadece otobüs fiyatları mı? Benim en yüksek dereceden yattı primlerim. Benim şu anda 8 bin lira olan maaşım 10 bin lira oldu. İçler acısı. Asgari ücretin altında ben şu anda geçinmeye çalışıyorum. Bu reva mı? Dolmuş olmuş 17, dün su aldım 63 lira. Ben onlardan daha çok inançlıyım. Ben de beş vakit namazımı kılıyorum ama başı örtmekle, cami yapmakla olmuyor. O kadar isyanlardayım ki…” diye konuştu.

Ankara’da otobüs fiyatlarına 18 Temmuz’da yüzde 57 zam geldi. Hafta başından itibaren tam bilet 9,5 TL’den 15 TL’ye, indirimli bilet ise 4 TL’den 7,5 TL’ye yükseldi. Öğrenci abonmanı ise aylık sınırsız 220 TL oldu. Vatandaş ve öğrenciler otobüs biletine gelen zammı ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

“HER DURAKTA MAKİNEDEN ‘YETERSİZ BAKİYE’ SESİ DUYUYORUZ”

Ufuk Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu 24 yaşındaki yüksek lisans öğrencisi şöyle konuştu:

“Dün ben tesadüf yakalandım bu duruma. Kartımı bastım okumadı. İçeri girdim, kredi kartımdan yükleme yapmak zorunda kaldım. Şu an bir günümüz 25 lira. Korkunç bir rakam öğrenci için. Abonmanınız yoksa özellikle. Bilemiyorum nereye kadar gidecek bu süreç. Öğrenciliğim yeni bitti. Abonman basıyordum. Eylül ayına kadar öğrenci kartımı kullanma hakkım var sonra ben de tam basmak zorundayım. Mümkün olduğunca az binmeye çalışıyorum. Abonman güzel bir avantaj aslında Ankaralılar ve öğrenciler için. Muhtemelen ayda 150 kere otobüse biniyoruz o yüzden bir öğrenci için yeterli oluyor. Ama tabii abonmanı olmayan diğer milyonlar için büyük bir sancılı süreç. Makineden ‘yetersiz bakiye’ sesi duyuyoruz her durakta. Bilmiyorum sonumuz ne olacak. Hayatımızdaki birçok şey ekonomik olarak bizi zorluyor en azından ulaşımın bu şekilde olmaması gerekir diye düşünüyorum.

“TÜRKİYE’NİN BELİRSİZLİĞİ BENİ BAŞKA OPSİYONLARA YÖNELMEYE İTTİ. O YÜZDEN EĞİTİMİME YUR DIŞINDA DEVAM EDECEĞİM”

Birçok devlet standardının altındayız aslında. Şu an birçok ülke örneğin Almanya’da aylık 40-50 euro verip sınırsız şekilde ulaşım sağlıyorlar. Biz bu noktadan çok uzağız ve gittikçe de daha kötü bir duruma sürükleniyoruz. Türkiye’nin belirsizliği beni başka opsiyonlara yönelmeye itti. O yüzden eğitimime yurt dışında devam edeceğim. Burslu bir şekilde İtalya’dan kabul aldım o yüzden yüksek lisansım için İtalya’ya gidiyorum. Açıkçası dönmeyi de düşünmüyorum. Elimden geldiğince orada kalmak için çabalayacağım. Çünkü buradaki belirsizlik her şeyden öte insana bir güvensizlik hissi yaratıyor. Bu güvensiz bir ortam içerisinde kendimi heba etmek istemiyorum.”

“BEN ABONMAN YAPTIRMAK ZORUNDAYIM. O DA 140 LİRADAN 220 LİRAYA ÇIKTI. KISA MESAFE İÇERİSİNDE YÜRÜMEYİ TERCİH EDERİM”

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencisi Ahmet Adacı da şunları söyledi:

“Fiyatlar bir anda çok arttı. Benzine zam geliyor, diğer şeylere zam geliyor. Öğrenci olduğumuzdan dolayı toplu taşımayı kullanmamız gerekiyor çünkü arabamız yok. Arabamız olsa içine benzin atamıyoruz zaten. Ben abonman yaptırmak zorundayım. O da 140 liradan 220 liraya çıktı. Aylık ücretimizi aşıyor. KYK alan bir öğrenci tek başına başka masraflarını yapamaz gibi geliyor bana. Aslında yardım etmek isteyen olur ama hepsinden de zaten ikinci kez bastığında ‘yetersiz bakiye’ sözünü duyuyoruz. Kısa mesafe içerisinde yürümeyi daha çok tercih ederim.”

“BİZE ŞÜKÜR ETMEYİ ÖĞRETTİLER. BEN ONLARDAN DAHA ÇOK İNANÇLIYIM. BEN DE BEŞ VAKİT NAMAZIMI KILIYORUM AMA BAŞI ÖRTMEKLE, CAMİ YAPMAKLA OLMUYOR”

Emekli Nurşen Özarmağan da gelen zamları şöyle değerlendirdi:

“Siz bana sadece otobüs fiyatlarını soruyorsunuz değil mi? Ben de diyorum ki sadece otobüs fiyatları mı? Ben 20 yıl özel sektörde canım çıkıncaya kadar çalıştım. Benim en yüksek dereceden yattı primlerim. Benim şu anda 8 bin lira olan maaşım 10 bin lira oldu. İçler acısı. Asgari ücretin altında ben şu anda geçinmeye çalışıyorum. Bu reva mı? Dolmuş olmuş 17, dün su aldım 63 lira. Bize şükretmeyi öğrettiler. Ben onlardan çok daha inançlıyım. Ben de beş vakit namazımı kılıyorum ama başı örtmekle, cami yapmakla olmuyor. Bu şekilde milleti sokağa dökecekler. O kadar isyanlardayım ki… Yürüdüğün zaman, itiraz ettiğin zaman senden kötüsü yok. Padişahlık dönemiyle idare ediliyoruz ama inanın herkes beddua ediyor. Ben yine efendiyim, Allah’a havale ediyorum. Bunun vebalini nasıl çekecekler? Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı. Eğer Müslümansa ben de Müslümanım. Atatürk de Müslüman onun annesi de Müslüman. Depremden ibret alsınlar. Bakın altınları olan insanlar yerlerin altında kaldılar. Oradaki insanlar bile satın alındı. Biz o kadar aptal mıyız? Daha ne anlatayım? Onları ben yüce Rabbime havale ediyorum.”

“EV KİRASI OLMUŞ 15-20 LİRA, OTOBÜS FİYATLARI NORMAL”

Abdullah Ceylan ise şöyle konuştu:

“Ev kirası olmuş 15-20 lira, otobüs fiyatları normal. Mazota zam geldi, doğal gaza zam geldi. Karadeniz’de doğal gaz bulundu 6 ayda depolara aktarıldı. Ben nasıl aktarıldığını da bilemiyorum. Çünkü ben Irak’ta körfezde rafineride çalıştım. Bir depoyu yapmamız 5 yıl sürdü. Türkiye’de 6 ayda gazı buldular, çıkarttılar ve depolara getirdiler ve ocaklara sundular. Nasıl bir şey anlamadım. Ev kiralarına, ekmek fiyatına bu kadar zam geldiyse otobüslere de normal. Geçen günkü yağmurda da Mansur Yavaş’a ‘çalışmıyor’ diyordu. Alt yapılar AKP’nin, Melih Gökçek zamanındaki yapılar. Mansur Yavaş bayağı alt yapılarda düzeltme yaptı ama Mansur Yavaş’a yüklediler o gün yağan yağmurları. Hiç kendi suçlarını üstlenmiyorlar. Genelde yürümeyi tercih ediyorum. Zamdan önce de aynıydı zamdan sonra da aynı. Kendi arabam olduğu için otobüse ben fazla binmiyorum. Daha beter olsunlar. Ne diyorlardı; ‘Yakıt bulduk, mazotu bulduk.’ İnşallah 100 lira olur litresi.

“YÜRÜYORUM, BİSİKLETE BİNİYORUM. ARTIK OTOBÜS, DOLMUŞ KULLANMIYORUM. ÜLKE HAKEDİYOR BUNLARI. İNSANLAR SEÇİMLERİYLE YÜZLEŞİYORLAR”

Bir diğer emekli vatandaş da şunları söyledi:

“Aslında bir tam biletin 25 lira öğrencinin de 20 lira olması lazım. Yürüyorum, bisiklete biniyorum. Artık otobüs, dolmuş kullanmıyorum. ‘Yetersiz bakiye’ diyor. Geçen benim başıma geldi. Kartta 10 lira vardı, 15 lira olmuş. Çekmedi. Para verdim. Ama güzel bir şey. Ben bunları görünce memnun oluyorum, mutlu oluyorum. Ülke hak ediyor bunları. İnsanlar seçimleriyle şu anda yüzleşiyorlar, kendi seçtikleriyle yüzleşiyorlar.”

“ULAŞIMI KULLANMADAN HERHANGİ BİR YERE GİTME ŞANSINIZ VAR MI?”

Başka bir vatandaş da şu ifadeleri kullandı:

“İş bilmeyen insanlar yönetirse böyle oluyor işte maalesef. Ben emekliyim. Ben 15 lira basmıyorum ama sadece bu otobüs fiyatlarıyla ilgili değil. Genelde korkunç bir enflasyon var. Yüzde 200-300’e yakın enflasyon var. İnsanların gelirleri gittikçe düşüyor. Akaryakıta zam gelirse doğal olarak ulaşıma da zam gelecek, yiyeceğe de zam gelecek değil mi? Ulaşımı kullanmak zorundasın. Ulaşımı kullanmadan herhangi bir yere gitme şansınız var mı? İnsanlar zor durumda maalesef.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x